Burun Ameliyatı Bilimsel Yazılar

Home » Burun Ameliyatı » Burun Ameliyatı Bilimsel Yazılar

Burun estetiği ve diğer burun ameliyatlarında kanama

Burun estetiği olan kişilerde ilk 48 saatte bazı kanamalar olabilir ve ameliyat olanlara bu bilgi verilmelidir. Burun ameliyatı olanlarda bu süre den sonra kanama devam ederse veya burun kanaması aşırı ise daha detaylı değerlendirmelidir. Rinoplasti sonrası kanama olasılığı %3 tür ve ilk 48 saatte veya 10 gün boyunca olabilir. Septuma ameliyat uygulanmazsa bile ameliyattan sonra olasılık aynıdır.
Yeniden tampon konmadan adrenalinli veya kokainli pamuk veya surgicel uygulaması gibi basit müdahaleler yapılmalıdır. Burun ameliyatında septoplasti veya konkaya müdahale yapıldıysa kanama odağı tespit edilip koterize edilmelidir. Kanama odağı genellikle burnun ön kısmındadır fakat arka tampon da gerektirebilir. Tampon konulması bir miktar rahatsızlık yaratabilir. Ayrıca burun kemiklerini geçici olarak genişletebilir, bu durum atellerle düzeltilebilir. Ameliyattan sonra sıkı tamponlamaya rağmen devam ederse ant.etmoid arter veya internal maxillar arter bağlanması planlanabilir.
Burun ameliyatlarında önleyici tedbirlerin alınması kanamayı önlemenin en iyi yoludur. Pıhtılaşma bozuklukları ile ilgili hikaye araştırılmalı ve şüpheli ise detaylı bir şekilde tetkik edilmelidir. Burun ameliyatlarından 10 gün önce Aspirin ve diğer ağrı kesiciler, romatizma ilaçları , E vitamini kesilmeli ve hiç kullanılmamalıdır. Sümkürme ve burun kurcalama ayrıca tempolu egzersizler 3 hafta boyunca yasaklanmalıdır.

Burun Ameliyatları  (rinoplasi) Sonrası Enfeksiyon

Burun ameliyatından sonra enfeksiyon görülme sıklığı %1 -3 tür. Bu oranlar burun boşluğu gibi steril olmayan bir alanda yapılan bir ameliyat için ilginç bir şekilde düşüktür. Enfeksiyon, basit sellülit ve abse den septik şok, kavernöz sinüs trombozu, serebrite kadar geniş bir aralıkta ortaya çıkabilir. En çok rastlanılan organizmalar Staf aerius, anaerobik streptokoklar, H.influenza ve Klebsiella Pnomonia dır. Nadiren Psödomonas ve Aktinomiçes bildirilmiştir. Sellülitin belirtileri ağrı, kızarıklık ve ateştir. Burun içinden drene edilerek skar oluşması önlenmiş olur. Kartilaj greftlerin kullanıdığı ve oral antibiyotiklere cevap alınmadığı vakalarda hastaneye yatırılarak geniş spektrumlu antibiyotikler uygulanması gerekebilir.
Burun ameliyatını takiben toksik şok sendromu bildirilmiştir. Bu durum genellikle burun tamponu uygulananlarda görülsede nazal splint uygulananlardada ortaya çıkabilir. Genellikle ilk 24 saatte başlar. Anormal mide bulatısı-kusma, taşikardi, ateş, hipotansiyon ve raş gibi belirti ve bulgular eşlik eder. Tedavide tampon ve splintler çıkartılır, kültür alınır, TSS toksinine bakılır, hidratasyon ve antistafilokokal antibiyotikler uygulanır. Daha önce uygulanan antibiyotiklerden ve pomatlardan dolayı staf aerius üremeyebilir.
Burun estetiği sonrası menenjit, serebrit ve kavernöz sinüz trombozu gibi intrakranial enfeksiyonlar ortaya çıkabilir. Birkaç cerrah letal sonuçları olan kavernöz sinüs trombozu bilirmişitr.
Profilaktik antibiyotik kullanılmasının etkisi tartışılmalıdır. Tampon uygulanan hastaların %12 sinde bakteriemi oluştuğu gösterilmiştir. Tüm hastalar ameliyattan önce olabilecek solunum yolları ve cilt enfeksiyonlarını doktorlarına bildirmeleri ve uyarmaları konusunda bilgilendirmeleri gerekiyor. Bu gibi enfeksiyon odaklarının varlığı durumunda, enfeksiyon iyileşene kadar ameliyatın ertelenmesi en iyi seçenektir.

 

Burun Estetiği Ödem ve Ekimoz

Burun ameliyatı olan hastalar burun ameliyatını takiben geçici olarak gelişecek ödem ve periorbital ekimoz konusunda bilgilendirilmelidir. Cerrah, burun ameliyatı öncesi verilen talimatların ödem ve ekimozu azaltma amacı ile olduğunu hastaya açıklamalıdır.
Burun ödemi, özellikle burnun uç kısmındaki ödemin tamamen geçmesi bir sene sürebilir. Ameliyat sonrası hastaların çoğunda 1-2 hafta süren çeşitli derecelerde şişme ve morluk olur. Bazen 3-12 ay süren periorbital pigmentasyon olabilir. Ameliyattan sonra bir aydan fazla pigmentasyonu devam eden hastalar pigmentasonun yavaş iyilşebileceği konusunda bilgilendirilmelidir. Daha önce pigmentasyonu olan ve akdenizliler pigmentasyon konusunda daha yatkınlar.
Cildi kalın, yağlı olan hastalarda ve revizyon ameliyatlarında ödem daha uzun sürede geçer. Cilt çeşitleri aynı olan kişilerde bile ödem açısından çok fark vardır. Supratip bölgeye triamcinolone enjeksiyonu ödemin geçmesine yardımcı olabilir.
Ödem ve morlukların şiddetli olsa bile burun estetiği sonucunu etkilenmemektedir. Şişme ve morarma hastanın arkadaşları, ailesi ve bazen kendi tarafından ağrı ve rahatsızlık olarak algılandığından , oluşmaması için tüm önlemlerin alınması gerekiyor. Aspirin ve diğer nonsteroid antiinfalmatuvarlar kanama süresini arttırdığı için burun ameliyatından 2 hafta önce kesilmelidir ve C vitamini kullanılmalıdır. Mide bulantısı ve hipertansiyonun tedavi edilmesi ödem ve ekimozun azalmasını sağlar. Burun ameliyatını takiben 1 hafta boyunca kişinin başı 30-45 derece yüksekte kalacak şekilde olması tavsiye edilmelidir. Ayrıca bir hafta boyunca steroid kullanılabilir. Burnun aşırı sıkı bantlanması drenajı bozduğu için sakıncalıdır. Ameliyat yapılırken cerrahi teknik olarak ve başlangıçta infiltrasyon uygulanırken angular damarlara zarar vermeyerek çok titiz bir şekilde yapılmalıdır. Aspirasyon ve koterizasyon yapılmalı, osteotomiler ameliyatın sonuna doğru yapılmalıdır. Burun ameliyatı sonrası gözlerin etrafına soğuk uygulama yapılmalıdır.

Burun ameliyatlarında oftalmolojik sorunlar

Burun ameliyatı olmak isteyen kişiler, ameliyattan sonra geçici bir süre gözlerinden yaş akması (epifora) konusunda bilgilendirilmeleri gerekiyor. Bu durum muhtemelen burun estetiğinde yapılan osteotomilere(kemiklerin kesilme işlemi) bağlı gelişen ve gözyaşı akımına fonksiyonel olarak engel olan ödeme bağlıdır. Çok iyi korunan gözyaşı kanalı (lakrimal kanal ostiumu -alt meada) ve göz yaşı kesesi (lakrimal kese-suc) aşırı aşağı seviyeden ve dikkatsizce yapılan osteotomiye bağlı hasar görebilir. Bazı çalışmalar bu iki oluşumun burun ameliyatında normalde yapılan osteotomi çizgisinin altında kalarak korunduklarını göstermiştir. Burun estetiği sonrası aşırı gözyaşı akması kendiliğinden iyileşebilir ve genellikle bir haftada geçer. Fakat bu durum (epifora) bir aydan uzun bir süre devam ederse oftalmolojik tetkikler ve değerlendirmeler yapılmalıdır. Bazen gözyaşı kesesi ameliyatı (dakriyosistorinostomi) gerekebilir. Bazen aşırı gözyaşı akması göz tahrişine bağlı olabilir ve bu durum cerrahı kornea sıyrıkları açısından uyarmalıdır. Özellikle lokal anestezi-sedasyon ile yapılan girişimlerde kişi yanlışlıkla gözlerini açabilir, hastanın gözleri nemli gaz ile korunması tavsiye edilir, bu şekilde dikiş materyalleri, aletler ve gaz bezlerinden dolayı oluşabilecek göz sıyrıkları engellenmiş olur.
Burun ameliyatından sonra ve iyileşme döneminde nadiren görülen bir oftalmolojik komplikasyon görme keskinliğinde bozulmalardır. Konkalara yapılan steroid enjeksiyonlarında retinal arter embolizasyonu bildirilmiştir. Rutin burun ameliyatı sonrası tek taraflı retinal arter iskemisi ve görme bozukluğu ve kaybı görülmüştür, fakat hasarın nasıl oluştuğu bilinmemektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Burun Ucu Düşer mi ?
İçerik Yorumları
Burun Estetiği Zor mu ?
Yasal Uyarı

Web sayfamızdaki makaleler hastalarımıza bilgi vermek için kaleme alınmıştır.Herhangi bir sağlık sorunu ile karşılaşıldığında hekim veya bir uzman sağlık görevlisine müracaat edilmesi öncelikli tavsiyedir.

Sitemizdeki yazı, resim ve haberlerin her hakkı saklıdır.

İzinsiz, kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Rinoplasti-Wiki

Burun Estetiği Üzerine bilgi verici makaleler içerir.

Site içerisindeki içerikler hiçbir şekilde izinsiz kopyalanamaz, alıntı yapılamaz.